Doğa - Ekoloji, Gündem

‘Erdoğan’ın açıklaması köpek kırımına yol açtı’

Erdoğan’ın “Bu saldırı bardağı taşırdı. Bu nedenle tehlike arz eden tüm köpeklerin toplanmasını istiyorum” çağrısı sonrası ise bir çok yerde sokakta bulunan köpekler toplatıldı ve köpeklere yönelik işkence haberleri gündeme geldi

Diyarbakır Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı avukat Leyla Naz Eren, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sokakta yaşayan köpeklere ilişkin yaptığı açıklamanın “köpek kırımına” yol açtığını dile getirdi.

Hayvan haklarının uygulanmadığı Türkiye’de hayvanlara dönük işkence ve katliam artarak devam ediyor. Hayvan Hakları İzleme Komitesi’nin (HAKİM) 2020 yılı raporuna göre 820 bin 14 hayvan avcılık, ateşli silah, işkence ile katledildi. En az 798 yaban hayvanı av turizmi kapsamında katledildi. En az 20 hayvan tecavüze uğradı. Geçtiğimiz günlerde Antep’te bir çocuğun pitbull cinsi köpeğin saldırısına uğraması sonrası AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Bu saldırı bardağı taşırdı. Bu nedenle tehlike arz eden tüm köpeklerin toplanmasını istiyorum” çağrısı sonrası ise bir çok yerde sokakta bulunan köpekler toplatıldı ve köpeklere yönelik işkence haberleri gündeme geldi.

Diyarbakır Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı avukat Leyla Naz Eren, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın söylemlerini değerlendirirken, bu söylemlerin sokakta yaşayan köpeklere dönük bir kırım politikasını beraberinde getirdiğini dile getirdi.

‘Hayvanlar acımasız bir şekilde toplanıyor’

Antep’te bir çocuğun köpek tarafından saldırıya uğraması ardından sokakta yaşayan ve sahiplenilen köpeklere yönelik büyük bir nefret ortamının yaratıldığını ifade eden Leyla, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konuya ilişkin yaptığı açıklamalar ile beraber bu durumun had safhaya ulaştığının altını çizdi. Leyla, “Mevcut yasaya aykırı davranmaktan çekinmeden, hayvanları berbat şartlarda ki bakım evlerinde yaşamaya mahkûm edip bilinmeze yolluyorlar. Şimdi de Cumhurbaşkanı açıklamasından ve Bakanlığın genelgesinden cesaret alan belediyeler hayvanları kanuna aykırı bir şekilde acımasızca topluyor” dedi.

‘İlgisi olmayan bakanlık genelge yayınladı’

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 6’ncı maddesine değinen Leyla, “Verilen talimat bu maddeye göre açıkça aykırıdır. Ardından yayınlanan genelge hem bireysel hem insanların hem de kurumların hayvan katline sebep olmuştur. Şu an Türkiye’de adeta köpek kırımı yaşanıyor. Ayrıca hayvanlarla ilgili tüm konular Tarım ve Orman Bakanlığı’nın görev alanında olmasına rağmen genelgeyi konuyla hiç alakası olmayan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yayınladı. Genelgede yasaya aykırı bir ibare olmasa da genelgenin rehabilitasyon hükmünü içeren 7 ve 8’inci maddelerinin ucu açık bırakılmış. Genelgenin bu maddelerini biz de merkez olarak yargıya taşıyacağız” sözlerine yer verdi.

‘Bakımevlerinde yaşanan zulümden bihaberler’

Leyla, sözlerini şöyle sürdürdü: “Belediyelere bağlı ‘barınak’ diye anılan yerlerin ‘geçici bakımevi ve rehabilitasyon merkezi’ olarak tanımlandığını belirtmek istiyorum. ‘Belediyeyi arayalım bunları toplayıp barınağa götürsünler’, ‘Korkuyoruz, çoluğumuz çocuğumuz var’, ‘Bunları burada beslemeyin’ gibi söylemlerle başka canlıların hayatı hakkında tahakküm kurup hayvanların yaşam alanlarından koparılmasına sebep olunuyor. Bunu diyen herkes bakımevi gerçeklerinden ya bihaberler ya da oralarda yaşanan zulme kayıtsız kalmayı seçiyorlar.”

Bakımevlerinde hayvanların maruz kaldığı ihlaller

Geçici bakımevlerinde hayvanların, yasanın belirlediği asgari nitelikleri taşımak bir yana birbirleriyle olan uyumuna bakılmaksızın hayvanların bir arada tutulduğu yerler olduğuna dikkati çeken Leyla, “Kışın buz gibi soğuğa, yazın yakıcı ve kavurucu sıcağa, baharda yağmur ve çamura maruz kaldığı, aç ve susuz bırakıldığı, açlıktan birbirlerini yedikleri, dışkıları içinde yaşamaya mahkûm edildiği yerlerdir. Bir arada kalmaktan kaynaklı yakalandıkları hastalıklarla boğuştuğu, bakımevi personelleri tarafından istismar ve şiddete uğradıkları, çiftleştirilip satıldıkları istif yerleridir. Bakımevlerinin kapasitesine bakılmadan sağlıklı sağlıksız her tür hayvanın alınıp adeta o kurumun toplama kampına dönüşmesi; bakımevlerinde yaşanan başka bir sorun olarak karşımıza çıkan personel eksikliği sebebiyle hayvanlara yeterli ilgi gösterilmesinin mümkünatı yoktur” diye konuştu.

‘Personeller duyarlı ve bilinçli olmalı’

Bakımevlerinin yalnızca yasada tanımlanan özelliklerine uygun şekilde kullanılması gerektiğine dikkat çeken Leyla, “Yani hayvanlar yalnızca tedavi süresince ve aşısı yapılıp kısırlaştırılmasına geçen süre zarfı boyunca bakımevinde kalmalıdır. Daha sonra usulüne uygun biçimde yaşam alanlarına geri bırakılmalıdır. Bakımevi koşulları hayvan sağlığına ve refahına uygun olmalı, personel istihdamı yapılmalı; personeller duyarlı ve bilinçli kişilerden seçilmelidir. Ayrıca hem iç mekanizmada hem de bir üst makamca bakımevi ve personeller denetlenmeli, hiçbir detay gözden kaçırılmadan gerekli kontroller mutlak suretle sağlanmalıdır” dedi.

‘Suç duyurularında bulunacağız’

Şiddet sarmalının en zayıf noktası olan hayvanların avukatları olarak kanuna aykırı bir biçimde sokaktan köpekleri toplayan belediyeler hakkında suç duyurularında bulunacaklarını söyleyen Leyla, açıklamaların, talimat ve genelgelerin hükümsüz olduğuna değindi.

Kaynak: Jinnews

Paylaşın