Doğa - Ekoloji

Kaçak maden İzmir’in suyunu da kaçırıyor!

10 yıldır kaçak çalıştığı belirtilen Efemçukuru Altın Madeni, İzmir’de su sorununu büyütüyor

İzmir’de sık sık gündeme gelen susuzluk ile kuraklık tehdidine karşı en somut önlemlerden biri olarak gösterilen ve Güzelbahçe’nin yanı sıra gelecekte yarımada bölgesinin tamamına suyu verecek Çamlı Barajı’nin altına feda edildiği ileri sürülüyor. Mahkemeden çıkan yürütmeyi durdurma kararlarına karşın halen çalışmaya devam eden Efemçukuru Altın Madeni, Çamlı Havzası’nda kurulması planlanan ve 300 bin İzmirliye su sağlayacak baraj projesine de darbe vurdu. Madenin ruhsat süresinin dolacağı 2040 yılına kadar baraj projesinin askıya alındığını duyuran Devlet Su İşleri’nden yıllardır konuyla ilgili somut bir hamle gelmezken, baraj yapımına talip olan yerel idarenin bu yöndeki girişimleri de havada kaldı.

Sel riski

Projeyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Güzelbahçe Kültür Çevre ve Güzelleştirme Derneği (GÜL-DER) Başkanı Dr. Tuğrul Şahbaz, baraj yapılamadığından ötürü yağmur sularının denize boşa aktığını belirterek, diğer yanda ise Manisa’daki Gördes Barajı’ndan İzmir’e su taşınmasını eleştirdi. Su havzasında kalan altın madeninin kapatılarak, barajın acilen kente kazandırılması gerektiğini hatırlatan Şahbaz, bölgedeki taşkın ve sel riskine de dikkat çekti.

Yeraltı suları kirleniyor

Cumhuriyet gazetesine konuşan Şahbaz “Buradaki altın madeni yeraltı sularımızı ağır metaller ile kirletiliyor. Barajın yapımına da bunun engel olduğu söyleniyor. Altın madeni gerekçesiyle 300 bin kişinin ve İzmir’in yarımada bölgesinin faydalanacağı önemli bir baraj projesine başlanamıyor. Çamlı Barajı’na sadece içme suyu boyutundan bakılmamalı. Geleceğimizi ciddi anlamda tehdit eden bir kuraklık söz konusu. Yağmur sularını toplayamadığımız için sularımız boşa akıyor, yani denize gidiyor. Diğer yandan, Güzelbahçe bölgesinde dere taşkınları ve doğal afet riski de artıyor. Bu yüzden Efemçukuru Altın Madeni’nin kapatılmasını ve barajın acilen yapılmasını istiyoruz. Altın madeni gün geçtikçe yeraltı sularını da daha fazla kirletiyor. Bu kirlilik kolay kolay giderilebilecek bir şey değil. Maden yıllardır kapatılmıyor ve baraj da yapılamadı. Bu yüzden hep ‘ya altın ya su’ diyoruz. Çamlı Barajı’nın yapılmasını istememizin en önemli nedenleri, su taşkınlarının önlenmesi, suyun denize boşa akması yerine tarımsal amaçlarla kullanılması ve 300 bine yakın nüfusun da içme suyu ihtiyacını karşılayacak olmasıdır. Efemçukuru Altın Madeni, Çamlı Barajı’ndan daha önemli değildir” dedi.

Maden 10 yıldır kaçak

2006, 2007, 2012 ve son olarak da 2015 yılında mahkemeye taşınan, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kararları her seferinde yargıya takılan, Danıştay’ın aldığı iptal kararlarına karşın çalışmaya devam eden altın madeni halen kapatılmadı. Hukuki girişimlerin bir türlü sonuçlanmaması ve mahkeme kararlarının uygulanmaması üzerine davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyan davacı yurttaşların mücadelesi halen devam ediyor. 1993 yılından bu yana İzmirlilerin ısrarla karşı çıktığı proje ise yaklaşık 30 yıldır bölgenin ve İzmir’in su kaynaklarını tehdit ediyor. 2004 yılından beri Çamlı Barajı projesinin yapımı için gönüllü olan İzmir Büyükşehir Belediyesi de ısrarlı çabalarına 18 senedir yanıt alamadı.

Yeni Yaşam Gazetesi

Paylaşın